9 Mart 2012 Cuma

Ümit.



"Ümit mi? Ümit en son kötülüktür!
..Pandora'nın kutusu açılıp, Zeus'un içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orada son bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı: Ümit. O zamandan beri, insanlar yanlışlıkla kutuyu ve içindeki ümidi iyi şans olarak yorumladı. Fakat Zeus'un arzusunun, insanların, kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unuttuk. Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır."


-Nietzsche Ağladığında

Hayat bazen..

Hayat tuhaf cidden.Bir zamanlar çok yakın olduğum insanlar, şuan yüzüme bile bakmıyor.İnsanlık yapıp gülümsüyorum, kafasını çevirip gidiyor.Arkadaşlar arasında muhabbet oluyor,onlarda o ortamda bulunuyor, yüzüme bakmıyorlar sanki ben bir şey anlatmıyormuşum gibi kafasını çeviriyor. Yani, onların beni takmamasına değilde, onları bir zamanlar nasıl bu kadar sevdiğime üzülüyorum.Bana onlar kalıcı gelirdi,mesafe girsede küsmezdik biz.Nasılsa safmışım oysa..Çok sevdiğim biri daha vardı.Gerçekten çok kafa biriydi.Sabah akşam konuştuğumuz o insan bile, artık günaydın demekten aciz.Günaydını geçtim, gözlerimin içine bakmaya bile zahmet etmiyor.Cidden,insanlar nasıl bu kadar saygısını ve insanlığını yitirmiş anlamıyorum.Utanıyorum,sizin yüzünüzden yaptığım şeyler için.Keşke ya hiç olmasaydınız, yada hiç olup hayatımdan gitseydiniz.

6 Mart 2012 Salı

Öğretmenler.

Biz öğrenciler, okuldan nefret ettiğimiz kadar öğretmenlerden de nefret ederiz. Özellikle zor soru soran,düşük sözlü veren ve her derste ders işleyenlerden..Ben öğretmen olsam, 80in altında sözlü notu vermezdim.Çünkü, bilimsel araştırmalar bile 40dakika boyunca birinin bir şeye tamamen odaklanamayacağını söylüyor.Bizim hocalar ise 45 dakika susup, dersi dinlememizi ve derse katılmamızı istiyor.Yahu, genç insanlarız, içimiz kıpır kıpır.Nasıl susalım, put gibi duralım? Esprilere gülünce,silgi isteyince, bişey sorunca..Anında "sene sonunda görüşürüz" tehtidi..Sen dersini düzgün anlat, bize kukla yerine insan muamelesi yapın ki, bizde size saygı duyalım, sessiz olmaya çalışalım. En küçük çıtta bile "canıım" diyip gözlerini pörtletmeler, insani olmayan çığrışlar ve tehtidler, size sevgi beslemeyi bırakın, saygı bile göstermemize engel.
Yinede sözlü için her öğretmene karşı saygılı olmaya çalışıyorum.Ne zaman görsem "günaydın hocaam:)))" diyerek en hanım hanımcık tavrımı takınıyorum lakin onlar ne yapıyor? Sanki ben duvarmışım gibi cevap bile vermeden,gülümsemeden çekip yanımdan gidiyorlar.Yani sonra biz derste konuşunca suçlu oluyoruz.
Birde şeyi anlayamıyorum, her dersin öğretmeni, kendi dersini en önemli ders olarak görüyor.Matematik,fizik,kimya,geometri falan anlarım, tamam.Ama dil anlatım,ALMANCA,girişimcilik gibi dandik derslerden her hafta yüklü ödevler verilmesi, ödevlerin yapılmaması veya birazcık eksik olması sebebiyle direk tribe bağlayan,"sözlü notlarınızı ona göre vericem" diyen öğretmenleri gerçekten, ama gerçekten hiç anlayamıyorum.10.sınıfta yine yapıyordum,nasıl olsa ygs-lys çalışmasına başlamamıştım..Fakat 11.sınıfta, her gün dersane, her gün konu tekrarı, her  gün ders çalışma olunca çok afedersiniz ama asla beynimi yorupta, zamanım çok varmış gibi almanca yada dil anlatım ödevini yapamam..Hadi bir mucize oldu yaptım,ama eksik yaptım.Birde onun azarını işitiyoruz.Yahu kadın yapmışım daha ne diye bağırıyorsun, ne diye sözlülere düşük vericem diyorsun?!!! Şuana kadar ne matematikçi,ne fizikçi,ne geometrici, ne de kimyacının ödev verdiğini hatırlıyorum.Keşke verseler, hiç düşünmem yaparım gerçekten..
Tabi ki her öğretmen öyle değil..Şu lisede sadece 4 öğretmeni çok sevdim.İkiside edebiyat öğretmeniydi ve ikiside edebiyatı, zorunlu ders olduğu için anlatmıyorlardı.İkiside gerçekten edebiyatı bize sevdirmek için uğraşıyordu.Hemde çok zorlamadan,sevdirerek..Bir tanesinin sözlü notu çok yüksek değildi.Ama onu yinede seviyorum,çünkü hayalim onun gibi biri olmak.3.öğretmen ise saygıdeğer eski müdür yardımcımız...En en en en sevdiğim hoca o sanırım.Ne zaman görse, biz selam vermesek bile kendisi verir,halimizi hatrımızı sorar.Okul dışına çıktığımızda ise, o kadar şirin bir insana dönüşürki,hiç bir öğretmen onun yerini tutamaz kanımca.. Tabi birde benim aşığı olduğum geometri öğretmenim varki ... Yanında bi öğrenci görsem kıskanıp yanına gittiğim, ben üzüldüğümde hep yanıma gelir nasılım diye sorar. Dersi sevdiriyor resmen.
Neyse, asıl konuya dönersek.Öğretmenlerin derse girmeden önce ne yaşadıklarını,bizim hakkımızda ne düşündükleri veya egolarının ne kadar yüksek olduğu gerçekten umrumda değil.İstediğim sadece bizim insan olduğumuzu unutmamaları ve derse girerken acı çekiyormuş gibi değilde,sevdiği mesleği yapan mutlu biriymiş gibi davranmaları.Sadece,normal davranmalarını istiyorum..Çok bir şey değil,gerçekten.....

3 Mart 2012 Cumartesi

Dersane..

Malum günümüzde dersaneye gitmeyenleri taşlıyorlar..Bu iğrenç eğitim sisteminde dersaneye gitmeden yüksek başarı elde eden insanlar çok az zaten.Birde artık 5.sınıfta başlıyor dersane eğitimi..Eskiden, yani benim abimin zamanında 8.sınıfta gidiliyordu bir tek.. Ama artık öyle değil.Bende dersaneye 5.sınıfın sonlarında başlamıştım..6.sınıfa yazılmıştıkta işte  bi alışma süreci için gidiyorduk..Neyse efeniim..İşte 12-13yaşında başlıyoruz yarışa,18e kadar devam.Yahu 12 yaşında çocuk, gidip dışarda oynamak yerine, elinde 10 tane test kitabı, sabahın köründe kalkıp dersaneye gitmesi nasıl bir mantık? Hem artık boktan bi liseye de gitsen farketmiyor.Çünkü nasıl olsa bütün katsayılar kalktı.Anca fen lisesi kurtarır yani..Konunun özüne dönersek...Dersaneden eve giderken minibüste görüyorum.Saat 6, 13-14  yaşındaki çocuklar dersaneden çıkmış sbs-oks muhabbeti yapıyor.Şuan sbs mi var oks mi var inanın bilmiyorum, her sene değiştiği için artık takip etmek çok zor.Bende yaşadığım için biliyorum çocukken onu yaşamanın ne kadar lanet bir şey olduğunu.Oks dediler, sonra Sbs dediler,hangi sene sınava giricez o bile değişkendi.Lisede yaşayacağımız tempoyu,biz çocukluğumuzda yaşadık.Çocukluk diyorum çünkü gerçekten çocuktuk.O kadar yük bindirdiler ki sırtımıza, çocukluktan bıkmış,bunalmıştık.
Geldik liseye..Dedik oh artık bu sene yatarız..Ne yatması? Sırtımıza 10 kat daha çok yük bindi. 9.sınıf en zor sınıf kanımca.Çünkü her şeye yeni başlıyosun.14 saat ingilizce, (ki ben ingilizceyi,ilk öğrenmeye başladığımdan beri çok seven bir insanım) matematik,fizik,kimya,biyoloji..Hepsine yeniyiz.Bu sene biraz dersleri salalım daha yeni sınavdan çıktık kafasıyla yattık..(hiçdeğilse ben ve çevremdekiler öyle) Yumurta kapıya gelince  farkına vardık tabi ygs gerçeğinin.Dersaneler sağolsun 1 senelik konuyu yarım döneme sığdırabiliyor.Helal olsun valla.Bizide böylece genç yaşta hasta ediyorlar.
Bize nefes aldırmayıp,durmadan sınav stesine sokan bu eğitim sisteminin gelecekteki halini çok merak ediyorum.Eminimki artık anasıfından 1.sınıfa geçmek için bile sınav yapılacak ve çocuklar, gelecekte çocuklarına oyun anılarını değil sınav anılarını anlatacak.

2 Mart 2012 Cuma

Keşke ben giydiğimde de bana bu kadar yakışsaydı.Keşke benimde bacaklarım, bileklerim o kadar şahane olsa..Ve keşke benimde böyle bir fotoğrafım olsa ..........




Keşke üçünüzüde yaptırma imkanım olsa.

Sınav haftalarında ...




Ne zaman sınav takvimi açıklansa aha bu durumda oluyorum.Kalbim sıkışıyor,güneş birden kararıyor, okul başıma çöküyor..Diyorum, keşke yatmasaydım da çalışsaydım.Keşke yemek yemek yerine açıp bi geometri sorusu çözseydim..Keşke kıçımı büyütmeseydim.Keşke dersaneye başka bir amaçla gitmeseydim.Keşke dersleri dinleseydim. Keşke ödevlerimi yapsaydım.Keşke.................
Lakin en kötüsü sınavdan bir önceki gece.1 aylık konuyu 1 geceye sığdırmayı başaran biz öğrenciler kanımca çoğu bilim adamından daha zekiyiz.Fizik,matematik,geometri,kimya,biyoloji,tarih,ingilizce..Bütün dersleri 1 geceye sığdırabiliyoruz.Gerçekten bizler çok zekiyiz..Fakat yinede gece sendromunu değiştirmiyor..Uyumadan önce kurulan kopya planları, "sabah erken kalkınca çalışırım" "neyse minibüste bi okurum" "amaaan zaman mı yok okulda çalışırım" bahaneleri, gerçekten çok stresli olaylar.Bu yaşta öyle çok strese giriyoruzki..Yazık valla bize.
Benimde pazartesi fizik sınavım var işte..Yarın çalışcam onada.Olmazsa pazar.Olmadı sabahlarım ya sorun değil...

1 Mart 2012 Perşembe

Dini anlamak

Çoğumuz kötü bir şey yaparsak cehenneme gidiceğimizi düşünerek büyüdük.Dedikodu yapma,cehenneme gidersin.Kıskanma,cehenneme gidersin.Yalan söyleme,cehenneme gidersin...Peki ya ne zaman cennete gidicez biz? Neden bizi cehennemle korkutarak büyütüyorlar ki? Gerçi dindar bir ailem yok.Böyle şekilde büyütmediler beni fakat ailenin dışına çıkınca böyle bir ortama tanık oldum..Bizi cehennemle korkuttular.Aslında, dinde zorlama yoktur kavramını,küçüklükten beri herkes çürütüyor,ama kimsenin bundan henüz haberi yok.Dinde zorlama yoksa, küçücük çocuğu ateşler içinde yanarak korkutmak niye? Neyse tamam bunu geçtim..Peki ya,insan dinini seçmekte özgürse, niçin ateistler yada deistler toplumdan dışlanıyor? Niye düşünce özgürlüğü kısıtlanıyor? Özgür,laik bir ülkeyse ne diye "dindar toplum" yetişmesi isteniyor? Her müslüman Türk olmayacağı gibi, her Türk'te müslüman olmak zorunda değildir.Bu kadar dindarsanız,dinde zorlama olmadığını hepimizden daha iyi bilmeniz lazım.
Birde Allah yerine tanrı denildiği için "sizi tanrı korusun bizi Allah korur" gibi gerizekalıca söz yazanlar var.Ben de Allah a inanıyorum fakat ona tanrı demekte bir sakınca görmüyorum.Çünkü tanrı derken zeusu,hadesi düşünmüyorum.Düşündüğüm şey Allah.Onu düşünerek bu sözü söylüyorum.Onu hissettiğim sürece ona tanrı demişim,ilah demişim ne farkeder? 
Dinin adil olduğunu düşünmüyorum.Eğer müslümanlar cennete gidicek,hristiyanlar cehenneme gidecekse, nerde adillik? Doğarken dinimi seçmedim,tıpkı Amerikada ki yaşıtlarım gibi. Onlar da seçmedi.Kader dediğimiz olay sonucu, o ailede dünyaya  gelmiş, o ülkede doğmuş. 18 yaşında müslüman olsa,ailesi tarafından, toplum tarafından öyle bir dışlanır ki.Hayatı zindana döner..Peki nerde eşitlik?Tek şanslılar biz miyiz?Onların suçu ne?Doğarken günahsız doğan insanlar,öldüklerinde olmayan günahlarının cezasını çekicekler. Hiçteyse müslümanlara öyle anlatılmış..Ne kadar iyi olursa olsun müslüman olmayanlar cehenneme gidicek diye.Bu bilgiyi insanlar nerden öğrenmiş hiç bilmiyorum ama umarım doğru değildir. 
Ve son olarak...İnsanlarla bu konuyu konuşmaya başladığım anda insanların konuşmaktan korkmalarından sıkıldım...Eğer gerçekten inandığınız bir şey varsa bunu söylemekten,savunmaktan çekinmeyin. Kendinizi dindar olarak görüyorsanız, herkesin inandığınız şeye inanmasını istiyorsanız savunduğunuz şeyin arkasında durun.Nasıl olsa cehennemlik olan bizleriz, siz değil.